İkili ilişkilerimizi tehlikesiz ayla getirmenin yolları

İyi bir ilişki için bireylerin davranışları,  duygusal-düşünsel ve davranışsal açıdan  saydam olması gerekir. Bu durumu gerçekleştirebilmek için ilişkilerde, güvende kestirme, kıymetli kavrama, şefkat ihtiyacı, kayıtsız şartsız sevgi kavrama ihtiyacı, kabul görme ve onaylanma ihtiyaçlarını gerçekleştirmek gerekir.

bu nedenle tüm ilişkilerimizde diğerinin davranışını değiştirmeye yönelmek yerine kendi duygularımız ve davranışlarımız üstünde çalışmamız esastır.

Ilişkilerimizi iyi ayla getirmek istiyorsak,
 
Bütün ilişki örüntülerini iyi ışık halkası dönüştürmek istiyorsak ilk önce asıl rahminde deneyimlediğimiz süreci şifalandırmak gereklidir. Ilk ilişki deneyimimiz; eşimiz olan plasenta ile başlar bu nedenle rahimde geçirdiğimiz zaman baştan başa deneyimlediklerimiz cisim hafızamıza kaydolur. Bizi Dünyaya getirmeye niyet etmiş kişinin bütün hissettiklerini algılar ve olduğu gibi içselleştiririz. Rahimde deneyimlediğimiz herşey dünyaya algılarımızın köküdür. Rahimde tehlikesiz, sevgi ve şefkat duyguları ile sık sık karşılaşmış isek Dünya bizim için güvenli ve besleyici bir yerdir. Fakat rahimde duygusal şiddete maruz kalmış isek Dünya güvensiz bir zemin olarak fiziksel hafızamıza kaydolur. böylece iyi ve kaliteli ilişkiler deneyimlemek için birincil adım somatik düzeyde bir terapi ile bedenimizin esnekliğini ve gücünü arttırmak olmalıdır. 

İlişkilerimizde sergilediğimiz tavırların başlıca kaynağını görebilmek için atacağımız ikinci adım: annemiz ile 0-1,5 yaş aralığında geliştirdiğimiz bağın niteliğini baştan gözden geçirmek olmalıdır. 

Annemiz ile kaçıngan bir bono kurmuş isek; ilişkilerimizde diğerinin fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarına düşüncesiz kalma eğilimi gösterir. Çoğunlukla gergin ve duygusallığın çok az yeri olduğu güvensiz tutumlar sergileyerek diğer kişiye az daha duvar örerek kendimize yakınlaştırmayız.

Annemiz ile ikircikli bir bağlanma stili geliştirmişsek; ilişkilerimizde “üzüntü” duygusu oldukça yoğun deneyimlenir. Üzüntü duygusu herşeyi denetleme aşağıda alıkoyma davranışını doğurur ve aralıksız ilgi bekler çoğunlukla diğer kişiye küsme davranışını sergilerler. İkircikli bağlanma stiline sahip kişiler çoğunlukla diğerine yönelik suçlayıcı tavırları benimserler.

Düzensiz bir bağlanma stiline sahip isek; tek bir şeye odaklanmakta güçlük çekeriz. Genelde hiperaktif veya hipoaktif tutumlar sergiler dikkati dağıtmak için aralıksız konu değiştiririz. Nerede nasıl davranmamız gerektiğini bilemeyiz. İçgörüden mahrum bir irtibat tarzı benimseriz.

Annemiz ile oluşturduğumuz “tehlikesiz tahvil”; ilişki tarzı olarak özerk, hayat dolu, marifetli, canlı, sevgi batmış, dengelenmiş ilişkiler oluşturmamızı sağlar. Bu kişiler duygularının farkındadır, duygularından yola çıkarak gereklilik ve isteklerini uygun bir şekilde, samimi olarak, şeffaflıkla bir diğerine aktarırlar.

Anne-çocuk bağının yeniden yapılandırılması ve güvenli bir zeminde köklenmesi için beynimizin limbik sistemine yönelik uygulamalar yaparak duyguların dönüşümüne odaklı grup terapileri, psikodrama terapi yöntemleri ve değişim odaklı psikoterapiler kişinin kendi duygularını tanıması ve duygularını açıklıkla, güvenle açıklama edebilmesini destekleyecektir.
 

Kaynak: Moda Sırları, Moda Trendleri

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s